Döl yatağının (rahim) iç yüzünü kaplayan dokuların, kan ve salgılarla birlikte, belirli zaman aralıklarıyla dışarı atılması. Aybaşı olarak da bilinir. adet görme, yumurtalığın attığı yumurtanın döllenmemesi nedeniyle gerçekleşir.

adet dönemi genel olarak 28 gündür. Bu yalnızca bir ortalamadır; çünkü kadınların âdet süreleri büyük ölçüde değişir. Kimi kadınların âdet süresi 21 günken, kimilerininki 42 gün olabilir. Ayrıca bir kadının her âdet dönemi de birbirine uymayabilir. Dölyatağından dölyoluna akıntı süresi genellikle dört ya da beş gündür.

adet görme; birbirinden ayrı iki organın, yumurtalığın ve dölyatağının etkinliklerine bağlı bir süreçtir. Yumurtalığın başlıca iki görevi vardır: yumurta hücrelerinin üretilmesi ve cinsiyet hormonlarının salgılanması. Yumurtalıkların ürettiği ve âdet dönemini denetleyen hormonlar östrojen ve progesterondur.

Bu hormonların bedendeki en büyük etkisi dölyatağının endometrium adı verilen dokusunda görülür. Dölyatağındaki endometrium dokusu iki âdet zamanı arasında bir dizi değişiklik geçirir. adetten hemen sonra dölyatağını kaplayan tabaka ince bir tabakadır. Buna karşılık iki âdet dönemi arasında bu doku yeniden kalınlaşır. adet kanaması sırasındaysa, doku parçalarının tam bir biçimi olmadığı ve kanla karıştığı görülür. Bütün bu değişikliklerin olduğu döneme âdet dönemi denir. adetle birlikte endometrium dokusunun büyük bir bölümü parçalanır, ancak geriye kalan küçük bölüm hızla gelişerek eskisinin yerini alır.

Yumurtalıklar da bir dizi dönemsel değişiklik geçirir. Yumurtalıkların yüzeyinde çok sayıda ve çeşitli boyutlarda yumurtalık bezi bulunur. Her bir yumurtalık bezi bir yumurta hücresi (ovum) taşır. adet döneminin ortasında ötekilerden daha büyük olan bir bez büyümeye başlar. Yumurtalığın yüzeyinde yer alan bu bezin çapı iki santimetre kadar büyüyebilir. Bez, döllenme amacıyla fallop kanalına yumurtayı bırakır. adet döneminin sonraki aşamasında bez beyazımsı sarı renkteki hücrelerle dolar. Renginden dolayı bu oluşuma sarı organ adı verilir. Eğer yumurta bir spermayla döllenmişse sarı organ gebelik boyunca, doğuma kadar yumurtalıkta kalır. Eğer döllenmemişse ancak on gün kadar yaşayabilir.

Gelişen bezler, östrojen hormonu salgılar. Östrojen de endometriumun gelişip kalınlaşmasına yol açar. Gelişme döneminin sonunda bezler kopar ve yumurtlama gerçekleşir. Eğer döllenmiş yumurta kalınlaşma döneminde endometriumla temas ederse bu bölgeye yerleşmesi olanaksızlaşır. Böyle bir doku, yumurtanın yerleşmesi için gerekli olan bir dizi değişikliğe uğrayamaz. Bununla birlikte yumurta fallop kanalından dölyatağına giderken (bu bir haftayı alır) endometrium sarı organın etkisi altına girer. Bu organ hem progesteron, hem de östrojen üreten bir salgı bezidir. Hormonların böylesine birlikte hareket etmesi, büyüyen endometriumun salgısal döneme geçmesine yol açar. Bu ikinci aşamada dölyatağı döllenmiş yumurtayı barındırabilecek özelliğe kavuşur. Bu sırada âdet dönemi akıntısı baş gösterir. adet döneminin sona ermesiyle birlikte yumurtalıkta bir başka bez büyümeye başlar. Östrojen yeniden dölyatağı astarının kalıntılarını etkiler ve bir sonraki âdet döneminin gelişme aşaması başlamış olur.

Ergenlik döneminden menopoza kadar tüm üretken yaşamı boyunca bir kadın sürekli olarak bu dönemlerden geçer. Bu dönemler yalnızca gebelik olayıyla birlikte kesintiye uğrar. Anne çocuğunu emzirirse doğumdan sonra birkaç ay daha âdet görmez. Genç kızlıkta başlayan âdet dönemi kırklı yaşların sonlarında sona erer. Bu olaya menapoz adı verilir. Menapozdan sonra üreme organları bir dizi değişikliğe uğrar.

adet Görmede Düzensizlik

Genellikle, âdet görme düzenli biçimde sürer ve bir rahatsızlık vermeyebilir. adetle ilgili düzensizlikler pek yaygın değildir. Bu düzensizlikler bedenin başka bölümlerindeki bezlerde görülen düzensizliklere, bedenin her bir hücresindeki kromozomlara ya da doğuştan gelen kimi eksikliklere bağlı olabilir.

En yaygın düzensizlikler kadınların çoğunda âdet dönemlerinde görülen gerilim ve bunalımlarla ilişkilidir. adet sırasındaki akıntıyla ilgili ağrının da etkisi görülür. Yıllarca süren araştırmalara karşın bilim adamları kadınların âdetle ilgili yakınmalarının nedenlerini tam olarak saptayamamıştır. adet döneminden önce de çoğu kadında gerilim, sıkıntı, baş ağrısı gibi rahatsızlıklar olur.

Önceki
Önceki Konu:
Aısopos (ezop)
Sonraki
Sonraki Konu:
Adem

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
Son Ziyaretler:
© 2015 Bilgiler
Coğrafya