İzmir'in büyük bir ilçesi olan Bergama, Bakırçay'ın geçtiği ovanın kuzey kenarında, 300 m. yükseklikteki bir tepenin eteklerinde yer almaktadır. Ege Denizi ve Çandarlı Körfezine 25- 30 km. uzaklıktadır. Bugünkü adı antik dönemdeki ismi olan Pergomon ‘dan gelmektedir. İlk çağda muhteşem abideleriyle büyük bir şehir ve aynı adı taşıyan krallığın merkezi olmasının yanı sıra Ortaçağ'ın önemli stratejik mevkii, Karesioğulları'nın merkezi ve son olarak Osmanlı İmparatorluğunun önemli merkezlerindendir.

Kesin kuruluş tarihi bilinmeyen kentin yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen bilgilere göre M.Ö.7. yüzyıllarda sur duvarlarının inşa edildiği saptanmış olup, bu yıllarda kentleşmenin başladığı anlaşılmaktadır. Tarihi belgeler arasında adına ilk defa Ksenofon'un (M.Ö.355-352) Anabasis'inde rastlanır. Bu eserde verilen bilgilerden, Bergama'nın M.Ö. 547-546'da Anadolu'yu istila eden Perslerin eline geçtiği ve onların burada bir garnizon kurdukları öğrenilmektedir. M.Ö.334'te Büyük İskender tarafından alınan kent onun ölümünden sonra önce Frigya- Lykya Kralı Antigonos'un, daha sonra Trakya Kralı Lysimakhos'un eline geçti. Lysimakhos'un ölümünden sonra Philaettairos Trakya Krallığından ayrılarak Selevkos Krallığı'na bağlı otonom bir devlet kurdu. (M.Ö.283). Bu devlet I. Eumenes (M.Ö. 263 - 241) tarafından bağımsızlığına kavuşturuldu. Bergama bundan sonraki bir buçuk asır boyunca adını verdiği krallığın önemli idari ve kültürel merkezi olma özelliğini sürdürdü. I. Attalos ve oğlu II. Eumenes zamanında en parlak devrini yaşadı. Şehirde akropol, tiyatro ve çeşitli eserler inşa edildi . Muhteşem kütüphanesi, 120.000 kişilik nüfusu, özellikle şehrin adını aldığı deriden imal edilen parşömen kağıdı (Pargamenj kağıdı ) ile kent M.Ö. 133'te Roma hakimiyetine girdi. Roma döneminde Asya eyaletinin önemli bir merkezi oldu. M.S.117 - 138 yıllarında Hadrianus devrinde önemli gelişmeler oldu ve Roma yapıları ile kent süslendi.

Hristiyanlığın yayıldığı yıllarda Bergama, Bizanslıların önce Efes'e bağladıkları bir piskoposluk merkezi daha sonra metropolitlik oldu.

12. yüzyılda Türklerin akınları başladı. 1113 yılında Türkler şehri aldılarsa da bu kısa sürdü. Bizanslılar ile Türkler arasında el değiştiren kent bir süre haçlı seferlerine de hedef oldu. 1302 yılında Bizans hakimiyeti ortadan kalkan şehirde Karesioğulları Beyliği idareyi ele aldı. 1341 yılından hemen sonra ise Bergama Osmanlılar tarafından alındı.

Önceleri, tepede etrafı surlarla çevrili bir kale şehir olan Bergama, Attoloslar zamanında etrafı iki defa surlarla çevrilmiş oldukça büyük ve müstahkem bir şehir durumundaydı. Romalılar zamanında ise ovaya doğru yayılmış bir görüntü arzetmekteydi. Türkler'in eline geçtiğinde de bu fiziki özelliğini korudu, hatta yeniden canlılık kazandı ve bir Türk şehri halinde gelişti. 1520 - 1530 yıllarından kalan arşiv kayıtlarına göre şehirde bir üzüm işleme atölyesi , bozahane, mum imalathanesi bulunuyor , büyük kısmının gelirleri çeşitli vakıflara ait en az 350 dükkan, bir bedesten, en az üç han, dört hamam ve bir kervansaray yer alıyordu. Şehirde günümüze ulaşan, Osmanlı döneminde inşa edilen belli başlı yapılar arasında şunları sayabiliriz. Ulu Cami (XIV. Yüzyıl), Çukurhan (XV. Yüzyıl), Taşhan (1432), Bedesten (XV.Yüzyıl), Kurşunlu Cami (1435), Hacı Hakim Camii (1508- 1509), Ansarlı Camii (1543), Şadırvanlı Camii (1550) ve Selimiye Camii (1890- 1891).

Önceki
Önceki Konu:
Bergama Akropolis
Sonraki
Sonraki Konu:
İzmir

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
© 2021 Bilgiler
Coğrafya