Denizi kordon sefası tapınakları agoraları, şık restoranları ve canlılığıyla bakışı başka kılan bir güzel.Yaklaşık beş bin yıllık bir tarihi olan ve eskiliği ile dünyanın sayılı kentleri arasında yer alan İzmir, tarihsel gelişim süreci içerinde kendisine politik ve ekonomik alanda rakip olan tüm antik kentleri tarihin ve mitolojinin sisleri içinde bırakarak günümüze kadar olanca güzelliği ve canlılığıyla ulaşabilme başarını göstermiştir.

Kazılarda ortaya çıkan buluntular ve tarihsel belgeler, İzmir'deki ilk yerleşmelerin Bayraklı'da M.Ö. 3000 yıllarında gerçekleştirildiğini ortaya koyar. Bazı eski kaynaklarda, İzmir kentini önce Erektid önderi Tantolos'un kurduğu belirtilir., fakat büyük bir deprem bu kenti M.Ö. 14 yy'da yıkıma uğratmıştı.

İzmir, M.Ö. 1102-1050 yıllarında Eol, M.Ö. 800 yıllarında İyon egemenliğine girmişti. 7. ve 8. Yüzyıllar İzmir'in en parlak ve görkemli devrini oluşturur. Hemeros da bu çağda İzmir'de yaşamış ve İlyada ile Odisea'yı yazmıştı. Halen İyon bölgesindeki şehirlerin yıkıntılarının çoğunu canlı bir şekilde görmek mümkündür.

M.Ö. 333 yılında İzmir, iskender Krallığı Devrini yaşar ve bu dönemde 160 yıl kadar gelişmesini sürdürür. M.Ö. 190 yılında İzmir, Romalı'lar tarafından kuşatılmış ve 133 yıl Bergama Krallığı Devrini yaşamıştır. Bu devirde yeniden gelişmesine devam etmiştir. Bergama Krallığı'ndan sonra İzmir, M.Ö. 133'de Roma İmparatorluğu idaresine geçmiş ve 528 sene bu idare altında kalmıştır. Bu dönemde, şehir daha da gelişmiştir. Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasıyla İzmir yine Romalıların devamı olan Bizans İmparatorluğu idaresine girmiştir. M.S. 4. yy.'da (Hristiyanlık kabul edildiğinden) ilk defa şehirde kilise yapıldı. Şehir halkı hristiyan oldu. Bu devrin sonunda şehir; çeşitli savaşlar ve depremler yüzünden harap bir duruma geldi. Selçuklu devletinin kurucusu Kutulmuşoğlu Süleyman Şah 1076 yılında İzmir'i Bizanslıların elinden almış ve bir Türk şehri yapmıştır. İzmir 349 yıl Selçukluların elinde kalmıştır. 1425'den itibaren İzmir'i 2. Murat alarak Osmanlı devletine katmıştır. 15.5.1919'da Yunanlılar İzmir'i işgal etmişler, 9 Eylül 1922 tarihine kadar İzmir'de kalmışlardır. Bu devirde halen Kültürpark'ın kurulu bulunduğu saha, istila sırasında Yunanlıların çıkardığı yangın yüzünden tamamen yanmış, İzmir harabeye dönmüştür. Türkiye Cumhuriyeti'nde İzmir, geçmiş devirlerin hepsinden çok daha fazla gelişmiş ve Türkiye'nin İstanbul'dan sonra ikinci büyük endüstri ve ticaret şehri olmuştur.

İZMİR ADI NEREDEN GELMEKTEDİR;

Binlerce yıllık söylenceler İzmir kentinin adının Ege denizi çevresinde yaşayan Nuvilerin kullandığı Zmürna sözcüğünden kaynaklandığını ileri sürer. İzmir yöresinde yaşayan Erektidler M.Ö. yaklaşık 14 yy. Karadeniz'den gelen Amazonlarla savaşmışlardır. Bu savaşta Amazonları yenen Erektidlerin başındaki These Amazon kadınlarının önderi Smyrna ile evlenmiş ve yerleştiği kente'de onun adını vererek Zmürna demişti. Bu ad sonrada İyon diline Zimimi biçiminde geçmiş ve İzmir kenti anlamında Zmirni diye anılmaya başlamıştı. Türkler kenti zapt ettiklerinden itibaren ona İzmir demişlerdir.

İzmir ilinin yeryüzü şekilleri yakın jeojolik geçmişin bir sonucudur. Doğu batı doğrultusunda uzanan sıra dağlar onların arasında uzanan çöküntü ovaları, birikinti ovaları yer yer görülen volkan konileri İzmir ilinin yeryüzü şekillerinin ana hatlarını meydana getirir. Gölcük belevi gölü, Çatalboğaz gölü, Karagöl İzmir'in gezilip görülmesi gereken göllerindedir. İzmir ürünü en bol ve çeşitli olan toprağa sahiptir. İzmir'de endüstri bitkileri sebze ve meyve ve tahıl ve baklagiller yetiştirilir. İzmir'de hayvancılık önemlidir. Et ve süt hayvancılığı giderek adha çok önem kazanmıştır. Arazinin değerli ve dikili oluşu nedeniyle mera miktarı azdır. Dolayısıyla hayvan sayısı çoğaltılamamaktadır. Sığır ve koyun beslenen hayvanların başındadır. Bir çok tavuk çiftliği kurulmuştur. İzmir'in iklimi yumuşaktır. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Yaz ayların da her gün öğleye yakın çıkan deniz meltemi bunaltıcı sıcaktan biraz olsun hafifletir. Kış mevsimi her tarafta ılık geçer. En soğuk ay ocak ayıdır.

KORDON: Cumhuriyet Meydanından başlayıp Alsancak yeni limanına kadar uzanan cadde Kordon Boyu olarak adlandırılır. Tatil günleri ve akşamları İzmir'liler tarafından tercih edilen yerde barlar, kafeteryalar, restorantlar, sinema ve eğlence yerleri bulunmaktadır.

SAAT KULESİ: İzmir'in sembolü dantel işlemeli saat kulesi Konak Meydanında bulunmaktadır. 1901 yılında Sait Paşa tarafından Padişah Abdülhamit'in tahta çıkışınıN 25. Dönümünü dolayısıyla yaptırılmıştır. Dört yanında birer saat bulunmaktadır.

ASANSÖR: İzmir'in simgelerinden biridir. İzmir'in Karataş ve Karantina semtlerinin doğu yamaçlarında oturan halkın Konak - Güzelyalı arasında işleyen caddeye çok dik yamaçlardaki evlere daha kolay gidip gelebilmesi için Karataş semtindeki en dik ve kayalık yamaca özel bir asansör yapılmıştır. 1907 yüksekliği 50 m. Olan Asansör'ün Türkiye'de bir eşi yoktur. 1922'de yeniden restore edilmiş ve 1993 de bir Kültür Kompleksi olarak yeniden düzenlenmiştir. Şimdiki asansörde sergi salonu, toplantı salonu, dükkanlar, barlar, Ceneviz meyhanesi, çay terası ve bir restoran açılmıştır.

KÜLTÜR PARK- İzmir Enternasyolnel Fuarı: Fuar ilk olarak 1923 yılında Atatürk'ün emriyle açıldı. 1929 yılına kadar "Yerli Malları Sergisi" işlevini gören ve ilgi uyandıran sergi, 1929 yılında İzmir Fuar'ının kuruluşuna bir başlangıç oldu. İzmir Fuar'ının Türk ekonomisinde ve Türkiye'nin dış tanıtımında büyük rolü vardır.

TİYATRO: Şehirlerin sahne ve müzik gereksinimlerini karşılamaktan başka Devlet işlerinin görüşüldüğü tiyatro Kadifekale'nin güneydoğusunda bugünkü Kireçlikaya'da doğal bir yamaç olarak bulunmaktaydı. Ancak yeri ve doğu-batı doğrultusundaki sahne duvarından başka bir kalıntısı yoktur. 16000 kişilik kuzeye bakan seyirci yerinin denize karşı görkemli bir manzarası vardır.

SAİNT POLİKARP KİLİSESİ: İzmir'in en eski kilisesidir. M.S. 80 yılında İzmir'e gelen küçük bir çocuğu Koliston isimli zengin bir kadın İzmir Agorası'nda esir pazarından alarak evlat edinmiş, okutmuş ve gizlice hristiyanlığı öğretmiştir. Polikarp 34 yaşına geldiğinde İzmir Piskoposu olmuş. Hristiyanlık dinini İzmir ve çevresinde yaymıştır. Büyük başarılar gösterdiyse de düşmanlardan çok zulüm görmüştür. M.S. 155 de idam edilmiştir. Polikarp öldükten sonra Saint (Aziz) ilan edilmiştir. Bu kiliseye ismini vermiş kişidir.

AGORA: Tiyatro ile iç liman arasında eskiden bir Türk mezarlığı olan namazgahta bulunmaktadır. 1932-1941 yılları arasında yapılan kazılar sonucunda bir kısmı ortaya çıkmış olan Agora bir avlu çevresinde sütunlu salonlar şeklindedir.

KADİFEKALE (PAGOS): İsmini Evliya Çelebi'ye göre bir arap kraliçesi Saba Melikesi'nin Amazon başı Kadaif'ten geldiği sonradan Kadife'ye dönüştüğü söylenir. Kadifekale'de Akropol İskender'in generallerinden Lsymakhos zamanında yapılmıştır. Batıya uzanan tepenin ne kadar yer kapladığı bugün hala bilinmemektedir. Kale duvarlarının üst kısımları Roma ve Bizans alt kısımları ise Helenistlik duvar tekniğindedir. Büyük ve düzgün kesilmiş taşlardan oluşan kalın duvar harçsız örülmüştür.

EFES: Antik çağların en ünlü kentleri arasında yer alan Efes Roma devrinde dünyanın en büyük kentlerinden biriydi. Tüm İyon kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındırır. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan Artemis tapınağı heykeller, tapınaklar, tiyatrolar, çarşılar, kütüphaneler bu antik kentin önünü simgeleyen mimari eserlerdir.

ATATÜRK MÜZESİ: 9 Eylül 1922 de sahibi tarafından terk edilen bina büyük zaferin ardından İzmir'e gelen Atatürk tarafından Başkomutanlık Karargahı olarak kullanılmıştır. 13.05.1998 den beri Atatürk Müzesi olarak ziyaret edilen bina Neoklasik tarzdadır. Bodrum, zemin kat bir kat ve çatı vardır. Duvarlarında Milli Mücadele tablolarının çoğunlukta bulunduğu müzede Ata'nı yatağı, çalışma odası konuk odaları aynen korunmaktadır. Ayrıca başlangıçtan bu yana Meclis tutanakları sesli devrim tarihi arşivine sahiptir.

ETNOGRAFYA MÜZESİ: Müze binası zemin üzerine üç katlı olarak inşa edilmiştir. Birinci ve ikinci katları sergi salonu, üçüncü katı kültür müdürlüğü, depo, laboratuar, fotoğrafhane olarak hizmete sunulmuştur. Birinci katta 19 yy. İzmir ve çevresinin günlük yaşamından sahneler sergilenmiştir. Girişte 19 yy. el işlemeleri, hamam takımları, göz boncuğu, fırın, tahta baskıcılık örnekleri İzmir ilinin ilk Türk eczanesi, keçecilik, nalıncılık, tenekecilik, şerbetçi, çömlekce, deve maketi ve deve güreşleri hal oyunları ve efe giysileri bu salonda sergilenmiştir. İkinci kat 19 yy. gelin odası, sünnet ve oturma odası, mutfak eşyaları, elyazması ve kitaplar ve Osmanlı Devri sikke ve yazı takımları sergilenmektedir.

KEMERALTI: İç liman çevresindeki ticaret evlerinin özellikle Cenevizliler döneminde Akdeniz ve Asya da ünlerini duyurdukları bilinir. Osmanlıların Yıldırım Beyazıt zamanında kentin bu kesimini almak için yaptıkları saldırılara karşın İzmir liman kalesini düşürmek 1402 de iç limanı taşlarla doldurarak kaleyi korumasız bırakan Timurlenk'e nasip olacaktı. 3 hafta süren bu yaman kuşatma sırasında Timur'un Asyalı askerleri Kadifekale sırtlarından getirdikleri dev taşlarla limanı doldurmayı başarabilmişleridir. Bunun sonuncunda Kemeraltı diye adlandırılan bölgede bir yerleşme baş göstermiştir. Türkler buraya camiler, hanlar, hamamlar, çarşılar kurmuşlardır. Kemeraltı caddesi de ticaretin ağır bastığı bu yerleşim bölgesinin ortasından geçen canlı bir atardamar kimliğine bürünmüştür. Osmanlı devri sikke ve yazı takımları sergilenmektedir.

KIZLAR AĞASI HANI: Kimsesiz kızlara çeyiz parası sağlamak için yaptırılan han deve kervanlarıyla uzak doğu Mısır ve Akdeniz'den ipek kumaş ibrişim tekstil ve baharatların taşınıp satıldığı, ipek yolu tüccarlarına büyük hizmetler vermiş önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Örnekleri içinde en güzellerinden biri sayılan Kızlarağası Hanı 250 yıl sonra sıvasından tuğlasına kadar özüne sadık kalınarak restore edilmiştir. 204 dükkanında da turistik satışlar yapılacak han 6 Eylül 1993 de görkemli bir törenle açılmıştır.

BALÇOVA KAPLICALARI: Bugün Balçova kaplıcaları olarak anılan bölgede sıcak su, çamur banyosu ve içme suları bulunmaktadır. Halen konaklama tesislerinin bulunduğu Balçova kaplıcaları daha çok üst solunum yollarının kronik iltihapları nefritler, bazı iltihaplar, romatizma sedromları, metabolizma ve deri hastalıkları gibi durumlarda yaralı olmaktadır. Balçova kaplıcalarında bukunan şifalı su sodyumbikarbonat ve klorür ihtiva etmektedir. 63 derece sıcaklıkta olan kaplıcalarda 3.3 oran değerinde radyo aktivite bulunmaktadır. Otel 400 yataklıdır.

İZMİR ENTERNASYONAL FUARI

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Odası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, İzmir Ticaret Borsası ve Ege İhracatçı Birlikleri ortaklığında kurulan İZFAŞ'ın amacı kar etmekten öte ticari mekanizmayı kullanarak ekonomik sirkülasyonu sağlamak özelde bölge genelde Türkiye ekonomisine katkıda bulunmak olarak özetleniyor. Yine İZFAŞ'ın İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) ile genel ticaret fuarları gerçekleştirdiği diğer fuarlarla da ihtisas fuarları konusunda uzman olduğu belirtiliyor. İZFAŞ dünyada örnekleri gittikçe azalan genel ticaret fuarları arasında her yıl sayısı 1000 nin üzerinde yerli ve yabancı firma ve deiğişik sektör kurumları ile dikkat çeken bir organizasyon olan İzmir Enternasyonal Fuar'ını 70 yıldır gerçekleştiriyor. Yıl içinde Kültür Park alanında düzenlendiği yada düzenlenmesinde katkıda bulunduğu 20 değişik sektördeki ihtisas fuarlarıyla da bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlamayı amaçlayan İZFAŞ ihtisas fuarında Uluslar arası organizasyonlara da ev sahipliği yapıyor. 2001 yılında gerçekleştirdiği 7 Uluslar arası Mermer Doğaltaş ve teknolojileri fuarı ile alanında ülkemizin ilk tek Uluslar arası ihtisas fuarı özelliğini taşıyor. MARBLE fuarı dünya mermer fuarları arasında ilk üç sırada yer alıyor ve fuara 54 ülkeden katılımcı ve ziyaretçi geliyor. Bu arada İZFAŞ TSE.EN, İSO 9002 kalite sistem belgesine sahip olan Türkiye'deki ilk fuarcılık şirketi İZFAŞ'ın uluslar arası bağlantıla rı iki türlü gruplandırılıyor. Birincisi fuarcılık sektörü ile ilgili olarak kurulmuş olan ve üyesi oldukları uluslar arası fuar kuruluşları, ikincisi ise ihtisas fuarları tanıtım ve pazarlama çalışmaları ile ilgili kurulmuş olan ortaklık temsilcilik ve uluslar arası reklam tanıtım çalışmaları fuarcılık sektörü ile ilgili kurulmuş olan en önemli üyelik bağıolan uluslar arası birliği üyesi olma özelliği Türkiye'de üç fuarda bulunuyor. İZFAŞ'ın düzenlediği İzmir Enternasyonal Fuarı ve mermer fuarı bu fuarlardan ikisi olma özelliğini taşıyor. Uluslar arası fuarlar birliği dünyada fuarcılık sektörü ile ilgili olan gerek günümüz koşullarındaki değişmeleri gerekse geleceğe yönelik çalışmaları her yıl düzenlediği genel kongrede ilan ediyor. Ve üyelerini bilgilendiriyor. Gelecekteki fuarcılık hizmetleri, pazarlama çalışmaları ve stratejileri uluslar arası reklam ve tanıtım stratejileri teknik gelişmeleri ilgili çalışma gurupları oluşturuluyor. Ve firmaların geleceğe hazırlıklı olmalarını sağlıyor. Bu tür uluslar arası üyeliğin getirdiği bir başka avantaj ise fuar verileri ve değerlendirmeleri sonucunda çıkan istatistik raporları sürekli denetlendiğinden katılımcı ve ziyaretçi sayısına ilişkin rakamları doğru aktarmayı zorunlu hale getiriyor. İkinci aşamada ise fuarların tanıtım ve pazarlama çalışmalarına destek yaratmak amacı ile yurt dışı temsilcilik çalışmaları yapılıyor. Her sektörle ilgili olarak hedef ülkelerdeki özel yada resmi kuruluşlarla bağlantıya geçilerek fuarların yurt dışı pazarlamaları konusun bağlantıya geçiliyor. Bunu sonucunda İZFAŞ tarafından gerçekleştirilen fuarlarla ilgili olarak yurt dışında temsilcilik bulunuyor. Tüm bu çalışmaların yanı sıra yurt dışında da birebir görüşmenin göz önünde bulundurularak yurt dışı fuarlarında İZFAŞ tanıtım standı açılıyor. Böylelikle İZFAŞ'ın yurt dışına açılımı daha hızlı oluyor.

Gelişen ve değişen ekonomik koşullara hızlı şekilde adapte olmasına hedeflenen İzmir Enternasyonal Fuarı yenileme ve değişim projesi çalışmalarına 2000 yılında başlanmıştır. Gerek yerleşim düzeni gerekse fuarın hedef ve stratejisi ile ilgili olarak gerçekleştirilen yenileme çalışmaları sonucu 3.000.000 kişiye dokunma mesafesinde yakın olma ve fuarda yer alan ürünleri en iyi şekilde tanıtma imkanı sağlıyor. 26 Ağustos - 10 Eylül 2001 tarihleri arasında gerçekleştirilen İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında bu yıldan başlamak kaydıyla her yıl ana sektör üzerinde ihtisaslaşma projesi hayata geçiriliyor. 70. İEF ana sektörü ise ev aksesuarları ve ev gereçleri olarak belirlenmiş her sektöre ayrı bir alan oluşturulan satış yada sergi amaçlı firmaların birbirlerinden net alanlarla ayrılmalarına dikkat edilen fuarda iş adamları için özel ziyaret saatleri belirlenmiştir. Böylece ticari alanların daha çok profesyonel ziyaretçi tarafından ziyaret edilmesi amaçlanıyor. Geçen yıl ilki düzenlenen ve fuarın en çok ilgi gören alanlarından birini oluşturan dünya mutfakları festivali bu yıl çok daha kapsamlı gerçekleşecek. Otomobil sektörüne yönelik olarak bu yıl ilk defa düzenlenecek olan ve geleneksel hale getirilmesi hedeflenen fuar içinde fuar başlığı ile Oto- Moto Show adında yepyeni bir organizasyon var. İzmir Enternasyonal Fuarına uluslar arası katılım dört aşamada gerçekleştirilmekte.1. İEF'na ticari amaçla katılan ülke ve münferit firmalar. 2. İEF'na satış amaçlı katılan yabancı ülke ve firmalar 2001 yılında yapılan yeni düzenlemelerle sergileme satış amaçlı fuara iştirak eden yabancı firma alanları birbirinden ayrı tutulmuş satış yapan yabancı firmalar mallarını millileştirmek koşulu ile çarşı bölümü içerinde yer alacak şekilde yerleri projelendirilmiştir. 3. İEF'nı T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde ziyaret eden üst düzey yabancı konuklar ülke temsilcileri ve bakanlar 4. İEF'na kültürel ve sanatsal etkinlikleri ile iştirak eden ülkeler 70.si düzenlenen İEF'ında yer alan ürün grupları ise ev aksesuarları ve ev gereçleri elektrikli aletler, mutfak banyo araç ve gereçleri, beyaz eşya, mimarlık, iç mimarlık, aydınlatma, mobilya, dekorasyon, yapı malzemeleri, elektronik aletler, temizlik araç gereç ve malzemeleri, halı olarak sıralanıyor. Her yıl farklı bir ülkenin onur konuğu, ülke seçilmesi İzmir Enternasyonal Fuar'ında gelenekselleşen bir olay. Bu yıl onur konuğu ülke Çin Halk Cumhuriyeti , Çin Halk Cumhuriyeti ticari ve kültürel yapısının yanı sıra 20 kişilik bir akrobasi grubuyla da fuara katılıyor. Açılışı açık hava tiyatrosunda yapılacak bir törenle gerçekleştirilecek olan ve 8. Uluslar arası sanat günleri. 2. Uluslar arası dünya mutfakları festivali.1. uluslar arası animasyon festivali, halk konserleri, iş adamı günleri gibi etkinliklerde İEF ev sahipliği yapıyor. Ev aksesuarlarından elektrik sanayiye, kitaptan benzin istasyonlar teknolojiler kadar pek çok katagori de ürünü bir arada görmek mümkün.

Önceki
Önceki Konu:
Bergama
Sonraki
Sonraki Konu:
Çöller

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
© 2015 Bilgiler
Coğrafya