Alm. Puls (m), Fr. Pouls (m), İng. Pulse. Kalbin kasılması sırasında, kan basıncında meydana gelen değişikliklere uyacak şekilde, arterlerdeki (atardamarlarda) genişleyip daralmanın gözle görülmesi veya elle hissedilmesi. Nabzın alınabilmesi için, atardamarın sert bir yüzeye, meselâ kemiğe yaslanması ve deriye yakın olması gerekir. Nabzın en kolay alındığı yerler bilek, şakak, uyluk ve boyundaki atardamarlardır.

Nabzın sayısı; yaşa, cinse, heyecana, soğuğa ve hareketliliğe bağlı olarak değişir. Birçok hastalıklarda da nabzın sayısında, şeklinde, basıncında değişiklikler olur. Normal nabız sayısı, erişkinler için 60 ilâ 100 arasıdır. Erkeklerde ortalama 70, kadınlarda 80’dir. Yeni doğan bebeklerde 140 ilâ 150 civârında değişir, yaş ilerledikçe bu sayı azalır.

Ateşli hastalıklarda, tiroit bezinin aşırı çalışmasında, kansızlık durumunda, nefes darlığı yapan akciğer hastalıklarında, heyecan, korku ve aşırı hareketlilik vb. durumlarda nabız sayısı oldukça artar. Tiroit bezinin az çalıştığı hâllerde, soğuğa mâruz kalınca sporcularda istirahat ettikleri zaman, bâzı kalp hastalıklarında (kalp blokları gibi) vb. durumlarda kalp hızı azalır.

Normalde nabız alınırken, her kalp vuruşunun arasının eşit olması gerekir. Eğer bir düzensizlik varsa, kalpte ritm bozukluğu var demektir ki, bu durumda sebebinin araştırılması ve tedâvisi gerekir.

Nabzın çok çeşitli şekilleri vardır. Meselâ alternan nabız (Kalb yetmezliğinde görülür. Bir vurumun kuvvetli, bir vurumun zayıf olması hâlidir), sıçrayıcı nabız (Aort kapağı yetmezliğinde görülür. Vurup kaçan bir nitelik arz eder.), çentikli nabızları vs.

Sfignometre denen küçük âletlerle, nabız kâğıt üzerine kaydedilmekte, şekli, sayısı ve düzeni daha rahat incelenebilmektedir.

Tansiyon ölçülerek öğrenilen, büyük tansiyon ve küçük tansiyon arasındaki fark, nabız basıncı değerine eşittir.

Damar dışına aşırı su veya kan çıkışına bağlı olarak (şiddetli kanamalar veya geniş ve derin yanıklar gibi sebeplerle) meydana gelen şok ve kollops durumlarında; nabız alınamayacak veya çok dikkatli bir muayeneyle ancak alınabilecek kadar hafifler, incelir. Bu gibi nabıza “filiform nabız” denir. Hastanın durumunun ağır olduğuna alâmettir.

Önceki
Önceki Konu:
Tahsin Yazıcı
Sonraki
Sonraki Konu:
Park

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
© 2015 Bilgiler
Coğrafya