1947'de Zonguldak'ta doğdu. İstanbul Üniversitesi'nde biyoloji ile felsefe

alanlarında öğrenim gördükten sonra adı geçen yükseköğrenim kurumunun Felsefe bölümünde 1975'ten beri öğretim üyesidir. Duralı'nın kitaplaşmış çalışmaları sırasıyla; Canlılar Sorununa Giriş (istanbul 1988); Biyoloji Felsefesi (Ankara 1992); Aristoteleste Bilim ve Canlılar Sorunu (İstanbul 1995); A New System of Philosophy-Science from the Biological Standpoint (Peter Lang; Vienna, Bern, New York 1996).

ESERİ:Çağdaş İngiliz-Yahudi Medeniyeti İz Y.

HAKKINDA YAZILANLAR

Küreselleşmeyi sorgulayan adam: Teoman Duralı

Mahmut Çetin

“Küresel Medeniyet’in asıl gayesi, insanı düşünemez hâle sokmak; düşünmeyi uyuşturmaktır. Zaten uyuşturucu madde bu medeniyette çok sivrilmiş bir unsurdur.” Teoman Duralı

Ne yazık ki hala kuru ve akademik bir disiplin olarak kabul ediyoruz felsefeyi. Halbuki felsefe olmadan siyaset olmaz. Hele Türkiye’de siyasi arenadaki kahramanların hangisinin sahte, hangisinin gerçek olduğunu ayırt edebilmek, medyanın estirdiği sarhoşluktan sıyrılabilmek için felsefi bir ‘ayıklık’ gerekli. İşte Türk siyaset sahnesinde ‘gösterilenleri’ değil de ‘olanları’ olduğu gibi yorumlayan bir felsefeci Teoman Duralı. Yaşadığımız çağı, küresellikten demokrasiye, Türkiye’nin hangi badirelerden geçtiğini ve geçeceğini yorumlayan gerçekten ‘yerli’ bir bakış. Yeni şeyler duymak istiyorsanız, ‘görünenler’ değil de ‘olanlar’ üzerine fikir yürütmek istiyorsanız, tam size göre bir aydın.(1)

Teoman Duralı, gerek akademisyen ve gerek yazar kimliği ile sorumluluk sahibi bir aydın sıfatıyla öne çıkıyor. O, üç aylık fikir dergisi Kutadgu Bilig’le de düşünenleri, bir atölye çalışmasına da davet ediyor. Duralı’nın temel kitabı Çağdaş Küresel Medeniyet, akıl sahiplerine iyi bir kılavuz niteliği taşıyor.

Çağdaş Küresel Medeniyet

Prof Dr. Teoman Duralı’nın birinci baskısı İz Yayıncılık tarafından yapılan Çağdaş Küresel Medeniyet- Çağdaş Küreselleştirilen İngiliz-Yahudi Medeniyeti- adlı eserinin genişletilmiş ikinci baskısı Dergah Yayınları’ndan çıktı. Eser, birbuçuk asırdır Batı medeniyetinin ağır baskısı altında bunalmış olan toplumumuza, Batı medeniyetinin, hususen emperyalist düşüncenin içyüzünü anlatıyor.

Tarihte topyekun insanlığa hükmetmiş bir 'Büyük Birader'le hiç karşılaşmadık. Peki, bu 'Büyük Birader' insanlığı, uçuruma mı sürüklemektedir? Batılı düşünürlerin eserlerinde son derece iç karartıcı ve insana ümitsizlik aşılayan bu bakış açısı nereden kaynaklanmaktadır?

Yazar, Batılı düşünürlerin eserlerinden hareketle meseleye yaklaşıyor.

Batı günümüzdeki dev sorunların müsebbibi olduğuna göre, bunun tasvirini sunup onu teşrih masasına yatıracak olan da İngiliz - ve/ya Yahudî - düşünürleri olmalıdır. Eserde George Orwell, Aldous Huxley ve Karl Marx’ın eserlerinden hareketle sorunlara yaklaşılıyor.

“İnsanın biyolojik tarafı beşerîliğidir ve bu taraf beslenmek ister. Fakat bütün insanlar müreffeh olabilir mi? Olamaz. Yine de asgari bir yaşama seviyesinin tutturulması gerekir. Bunu İngiliz Yahudi Medeniyeti ve onun temel ideolojisi sermayecilik sağlayamaz. Çünkü sömürüye dayanmak mecburiyetindedir. Basitçe söyleyecek olursak, sömürenin olduğu yerde sömürülen de vardır... Zaten bizim ‘eski tüfeklerimizin’ tek doğrusu vardı; derlerdi ki ‘Emperyalizme geçilmeksizin kapitalist olamazsınız.’ Bizimkiler ne yaptılar? Başkalarını sömüremedikleri için kendi insanlarını soyup soğana çevirdiler. Senin benim cebimden alınanları, bugünlerde çokça söylenegeldiği gibi hortumladılar. Görüldüğü gibi emperyalizm, illâ da Çin’i, Maçin’i ele geçirmek değil. Türkiye’nin de bir kısmı öbür kısmını sömürgeleştirmiştir. Dün başlayan bu hadise, bugün de katmerleşerek devam ediyor.”

Teoman Duralı bu eserde, komplo mantığının yollarını tıkayarak aydınları, alternatif bir arayışa çağırmaktadır. Bu soruların en başında Çağdaş İngiliz-Yahudi medeniyetine seçenek oluşturabilecek yeni bir medeniyet biçimini ortaya çıkarmanın zihnî ve maddî zemini var mıdır? sorusu gelmektedir.

Canlılar Sorununa Giriş

Teoman Duralı, Remzi Kitabevi’nden çıkan ‘Canlılar Sorununa Giriş’ kitabında canlılığı, özellikle de canlılar bilimini, yani biyolojiyi temel alan ve buradan sistemci bir kavrayışa, bütünlükçü bir anlayışa ulaşmayı amaçlayan felsefi çabalar ve bunların karşılaştığı belli başlı güçlükler, giderek çözülemez gözüken sorunları deşip irdelemektedir.

Felsefe-Bilim’e Giriş, felsefe ve bilimde sentez arayışlarını anlatıyor

Teoman Duralı Çantay Kitabevi tarafından neşredilen Felsefe-Bilim’e Giriş eserini şöyle takdim ediyor: “Düşünce tarihinin geçmişinde felsefede, bugünündeyse bilimlerde adamakıllı ağırlık kazanmış kavramlar yahut terimler arasında ekletism, senkretism, sentez, disiplinlerarası araştırma ile sistem kavramlarını saymak gerekir. Bunlardan özellikle eklektism ile senkretism, felsefe tarihi boyunca bolca kullanılmışlardır. Günümüz bilimlerinin teorik kesimlerinde de, öncelikle çeşitli bilim alanları arasında ilişki kurmak çabaları pek gözdedir. Sentez ise, öncelikle çeşitli bilim alanları arasında ilişki kurmak çabaları pek gözdedir.”

Aristo’ya göre bilim ve canlılar

Teoman Duralı’nın Aristoteles’te Bilim ve Canlılar Sorunu kitabını Çantay Kitabevi yayınlamış.

Aristo, "bütün insanlar, doğaları gereği bilmek isterler" diyor. Her meslek öbeği belli bir konuyla uğraşır, belli bir işle meşguldür. O konu hakkında bilgiler derler; işe bilgiyle yönelmek zorundadır. Ancak, bilginin kendisini 'dert edinmiş' 'pek az sayıda insan' ortaya çıkmıştır. M. Ö. dördüncü yüzyıl Ege Medeniyetinden beri bu 'pek az sayıdaki insan', filozof olarak anılmıştır. Teoman Duralı, Aristo’nun Bilim ve Canlılar Sorunu’na bakışını anlatıyor.

Teoman Duralı Kimdir ?

1947'de Zonguldak'ta doğdu. İstanbul Üniversitesi'nde biyoloji ile felsefe alanlarında öğrenim gördükten sonra adı geçen yükseköğrenim kurumunun Felsefe bölümünde 1975'ten beri öğretim üyesidir. Kazakistan’da hizmet veren Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde de bir süre görev yapmıştır.

Duralı'nın kitaplaşmış çalışmaları sırasıyla; Canlılar Sorununa Giriş (İstanbul 1988); Biyoloji Felsefesi (Ankara 1992); Aristoteles’te Bilim ve Canlılar Sorunu (İstanbul 1995); A New System of Philosophy-Science from the Biological Standpoint (Peter Lang; Vienna, Bern, New York 1996), Felsefe-Bilim’e Giriş, Çağdaş Küresel Medeniyet- Çağdaş Küreselleştirilen İngiliz-Yahudi Medeniyeti-.

KAYNAK

(1)Duralı: Küreselleşme halkların afyonudur Hasanali Yıldırım Gerçek Hayat 29 Aralık 2000 s.10

Önceki
Önceki Konu:
Eyüp Can
Sonraki
Sonraki Konu:
Hüseyin Gülerce

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
© 2015 Bilgiler
Coğrafya