Beden Eğitimi - Bilgiler
30/03/2014 3:00
Alm. Leibeserziehung (f), Fr. Culture physique (f), İng. Physical training. Vücudun çeşitli kısımlarını güçlendirmek için yapılan hareketler. Bu hareketler, kol, bacak, kalça, omuz, bel ve karın kaslarını güçlendirir. Ayrıca kişinin sağlıklı bir hayat sürmesini sağlar. Beden eğitiminde hareketler aletli veya aletsiz olarak yapılabilir. Aletli hareketler, top, labut, ip, barfiks vb. aletlerle yapılır.

Aletsiz yapılan ritmik hareketler bilhassa kalp ve dolaşım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Her sabah yataktan kalktıktan sonra bir program dahilinde 10-15 dakika yapılacak hareketler, sabah uyuşukluğunu giderdiği gibi insana zindelik kazandırır.

Beden eğitiminin tarihçesi: Eskiden beri insanlar çocuklarını günlük hayata, zamanın yaşayış tarzına uyacak biçimde yetiştirmek için, onlara güreşmelerini, zıpkın ve ok atmasını öğretirlerdi. Büluğ çağlarında avlanır, savaşa hazırlanırlardı.

Kazılardan anlaşılan bilgilere göre, beden eğitimini programlı bir şekilde ilk defa uygulayan eski Yunanlılar olmuştur. Spor sahaları “gymnasion” lar açılmıştır. Gymnasion Yunanca “çıplak” anlamına gelen “gymnos” (gümnes) sözünden türetilmiştir. Beden eğitimi o çağlarda çıplak olarak yapılırdı. “Cimnastik” kelimesi “gymnosium” kökünden gelmektedir. Yeni çağda beden eğitimini sistemli bir hale getiren ilk ülke Almanya olmuştur. Almanların daha ziyade aletli beden eğitimi sistemi, geniş ölçüde alet kullanmaya dayanmıştır. On dokuzuncu yüzyılın başlarında Pehr Hanrik Ling ile oğlu Hjalmar İsveç cimnastiğini kurmuştur. Avrupa ülkeleri daha ziyade İsveç cimnastiğinden İkinci Dünya Savaşına kadar askeri alanda faydalanmışlardır.

Gene 19. yüzyılın başlarında Danimarka ve İngiltere’de beden eğitim usulleri geliştirilmiş, programlar yapılarak çeşitli başarılar sağlanmışdır.

Türklerde beden eğitimi: Türkler Orta Asya’da aletli veya aletsiz olarak savaşa hazırlayıcı idmanlara önem vermişler, programlı çalışmalar yapmışlardır. Bu arada binicilik, güreş, okçuluk, cirit atma, av, koşu ve çevgen gibi sporlarda gençlerin yetiştirilmesi önem kazanmıştı.

Osmanlılarda da at ve ok meydanları, pehlivan tekkeleri kurulmuş, buralarda yeniçeriler eğitilip savaşa hazırlanmıştır. Osmanlılar ata binmekte, ok ve cirit atmada hüner sahibiydiler. Osmanlı padişalarından Dördüncü Murad’ın atmış olduğu oku bugün dünya şampiyonları bile atamamaktadır. Osmanlılarda zamanla gelişen cemiyet yardımı karekterini taşıyan “Tulumbacılık” teşkilatının hazırlık için yaptığı faaliyetleri de beden eğitimi çalışmalarından sayılabilir.

Yurdumuzda bugünkü anlamıyla beden eğitimi Tanzimattan sonra başlamıştır. İlk olarak, Mekteb-i Sultanide (Galatasaray Lisesinde) beden eğitimi dersi konulmuştur. Yurdumuza İsveç cimnastiğini getiren Selim Sırrı Tarcan’dır (1911). Onun öncülüğü ile bu sistem Türkiye’de uygulanmaya başlamıştır. Yirminci yüzyılla birlikte futbol kulüplerinin kurulmasıyla boks, tenis, güreş, bisiklet, yelken, kürek, yüzme, atletizm gibi sporlar kulüp faaliyetleri arasında yer almaya başladı ve geliştirildi.

Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü de 1938’de yayınlanan bir kanunla kuruldu. Gayesi, milletin bedeni ve ruhi olarak sağlıklı gelişmesini sağlamak, cemiyete faydalı nesiller yetiştirmektir.

Önceki
Önceki Konu:
Saınt Lucıa
Sonraki
Sonraki Konu:
Moratoryum

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Güvenlik Kodu