08/12/2009 20:17
(1822 İstanbul - 1884 Taif, Arabistan) Osmanlı devlet adamı. Midhat Paşanın asıl adı Ahmet Şefik'tir. Rumelili, bilgili bir ailenin çocuğudur. Çocukluğunu İstanbul'da ve Lofça'da geçiren Midhat Paşa, özel öğretmenlerden dersler alarak eğitim gördü. 1834'te Divân-ı Hümayun kaleminde görev aldı ve Fatih medresesinde Farsça ve Fransızca öğrendi. Daha sonra devlet memuru olarak taşra illerinde birçok görevde çalıştı.

İstanbul'a döndükten sonra Mustafa Reşit Paşanın da desteğiyle birçok Avrupa başkentinde görev aldı. Bir süre sonra vezir rütbesiyle Niş valiliğine atandı. Burada halkla kurduğu iyi diyalog sayesinde devlet otoritesinin güçlenmesini sağladı. Tarım sektöründe çalışanlara vergi verilmesi amacıyla günümüzdeki Ziraat Bankası'nı kurdu. Birçok bölgede bu görevlerini sürdürdü. Haftalık yayımlanan Tuna gazetesini çıkararak halkı çeşitli konularda aydınlatmaya çalıştı. İstanbul'a döndükten sonra Osmanlı Devleti'nde meşrutiyetin kurulması için çalışmalarda bulundu. Abdülaziz'in tahttan indirilmesinde ve V. Murat'ın tahta çıkarılmasında aktif görev aldı. Midhat Paşa bir an önce Kanun-i Esasi'nin çıkarılması taraftarıydı. Bu nedenle Kanun-i Esasi'nin hazırlanması için kurulan komisyona başkanlık etti. Tahta çıktıktan sonra akli dengesi bozulan V. Murat'ın yerine II. Abdülhamit'in çıkarılmasında etkili oldu. Mütercim Rüştü Paşanın istifası üzerine sadrazamlığa getirildi. İki padişahın tahttan indirilmesinde etkin olması nedeniyle II. Abdülhamit, Midhat Paşaya hiç güvenmiyordu. Midhat Paşa, sunduğu arzların kabul edilmemesi üzerine padişaha yetki ve sorumluluğunu hatırlatan bir tezkere yazdı. Bunun üzerine görevinden azledilerek yurt dışına sürüldü.

Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yurt dışında kaldı. Burada Osmanlı Devleti yararına çalışmalarını sürdürdü. 1878 yılının sonlarına doğru affedilerek Türkiye'ye dönmesine izin verildi. Suriye valiliğine atandı. Abdülaziz'in intihar etmeyip öldürüldüğüne ilişkin suçlamalar üzerine açılan soruşturma nedeniyle tutuklanarak idama mahküm edildi. Padişah tarafından cezası sürgüne çevrildi.

Arabistan Yarımadası'ndaki Cidde'ye, oradan da Taif kentine gönderildi. Burada İkinci Meşrutiyet'ten sonra basılan anılarını yazdı. Mayıs 1884'te odasında boğularak öldürülmüş olarak bulundu. Olayın hırsızlar tarafından gerçekleştirildiği açıklandı; ancak bazı tarihçiler Midhat Paşanın ölümünden II. Abdülhamit'i sorumlu tutmaktadır. Midhat Paşa, öldürülmesinin ardından basit bir törenle Taif'te gömüldü. 1951 yılında kemikleri İstanbul'a getirilerek Hürriyet Abidesi'ne gömüldü.

Önceki
Önceki Konu:
Midas
Sonraki
Sonraki Konu:
Midilli

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Güvenlik Kodu