Zaman zaman çevre üniversitelerin öğrencileri ve öğretmenleri bana gelir ve sınav döneminde sık sık yaşanan unutkanlıktan şikayet ederler. Cümleler hep aynıdır: "Sınav bittikten sonra bütün cevaplar aklıma geliyor ama sınav sırasında hiçbirini hatırlamıyorum."

Burada, kendini gerçekleştiren düşünceye çok yoğun bir dikkat gösterilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu insanların hepsi de başarısız olma düşünceleri taşımaktadır. Geçici hafıza kaybının ardında bu korku vardır ve yaşadıklarının tek nedeni budur.

Sınıfının en parlak öğrencisi olan bir genç bana, yine de yazılı ve sözlü sınavlarda en basit sorulara cevap veremediğini anlattı. Ona bunun, sınavlardan birkaç gün önce yaşadığı kaygı ve korkuların neden olduğunu açıkladım. Bu olumsuz düşünceler içini korkuyla dolduruyordu.

Güçlü bir duygu olan korkuyla sarmalanan düşünceler, bilinçaltı vasıtasıyla kendilerini gerçekleştiriyorlardı. Bir başka deyişle, bu genç adam bilinçaltına sınavda kaldığını söylüyor ve bu da başına geliyordu. Tam sınav gününde öyle bir psikoloji yaşıyordu ki her şeyi unuttuğuna kendisi bile şaşırıyordu.

Korkusunu Atmayı Nasıl Başardı?

Bu genç, bilinçaltının mükemmel bir hafıza deposu olduğunu, duyduğu, okuduğu ve öğrendiği her şeyin orada saklandığını, hiçbir yere gitmediğini öğrendi. Ancak bilinç ve bilinçaltını tam bir uyum içine sokmanın yolunu öğrenmeliydi; bu da rahatlayarak, huzurla dolarak ve güvenerek olacaktı.

Her gün, her gece, mükemmel notlar aldığı için annesinin onu tebrik ettiğini hayal etmeye başladı. Elinde annesinden gelen hayali bir mektup tutuyordu. Bu mutlu son üzerinde konsantre olduğunda, kendi içinde buna uygun bir karşılık ya da tepki oluşturmaktaydı. Bilinçaltının her şeye gücü yeten bilgeliği işi ele aldı ve bilinçli zihni bu imgeler yönlendirdi. Bu öğrenci son durumu hayal ettiği için, o durumun gerçekleşmesi için zincirleme bir reaksiyonu da başlatmış oldu. Bu prosedürün ardından, hiçbir sınavında güçlük çekmedi. Bir başka deyişle, sübjektif akıl devreye girmiş ve onu kendisini mükemmel bir şekilde etmesi için zorlamıştı.

Suya, Dağlara ya da Kapalı Yerlere Karşı Duyulan Korku

Asansöre binmekten, dağa tırmanmaktan, hatta suda yüzmekten korkan birçok insan vardır. Tabii böyle bir durumun sebebi o kişinin çocukluğunda, yani yüzme bilmediği zamanlarda zorla suya atılmış olması gibi kötü deneyimlerden kaynaklanabilir. Belki de zorla asansöre bindirilmiş ve asansör bozulmuştur; bunun ardından da kapalı yerlerde duramamak gibi bir korku geliştirmiş olabilir.

On yaşlarındayken benim de başıma böyle bir şey gelmişti. Kazara bir havuza düşmüş ve üç kez dibe batmıştım. Başımın üzerindeki suyun karanlığı ve nefes almak için nasıl çırpındığımı hala hatırlıyorum; son anda bir çocuk beni sudan çıkarmayı başarmıştı. Bu deneyim bilinçaltıma gömülmüş ve yıllarca sudan korkmuştum.

Yaşlı bir psikolog bana şöyle demişti: "Git havuza bir bak, suya bak ve güçlü bir ses tonuyla ona şöyle söyle: 'Seni yeneceğim. Sana hakim olabilirim.' Sonra suya gir ve onu yen." Dediklerini yaptım, sonunda suya hakim olmuştum. Suyun size hakim olmasına izin vermeyin. Unutmayın, suyun kontrolü sizin elinizde.

Bu konuda yeni bir zihin tavrına girdiğimde, bilinçaltımın her şeye yeten gücü bana güç ve güven verdi; sonunda korkumun üstesinden geldim.

Herhangi Bir Korkuyu Atmak İçin Kullanılan Teknik

Korkuyu yenmek amacıyla kullanılan ve sahnede göstererek öğrettiğim bu teknik fevkalade sonuçlar vermiştir. Siz de deneyin!

Diyelim sudan, dağa tırmanmaktan, iş görüşmelerinden ya da kapalı yerlerden korkuyorsunuz. Eğer yüzmekten korkuyorsanız, şu andan itibaren günde üç ya da dört kez, beş-on dakika kadar bir yere oturun ve yüzdüğünüzü hayal edin. Aslında, o anda zihinsel olarak yüzüyorsunuz. Ama bu sübjektif bir deneyimdir. Zihinsel anlamda kendinizi suyun içinde görmektesiniz. Suyun soğukluğunu, kollarınızın ve bacaklarınızın hareket ettiğini hissediyorsunuz. Gözünüzün önündeki bu imge zihninizde son derece canlı, gerçek ve size büyük keyif veriyor. Bu, öylesine bir gündüz düşü değildir, zira hayalinizde yaşadığınız bir şeyin bilinçaltında da yaşanacağını biliyorsunuz. Bu imgeyi dışa vurmak için zorlanacak ve derinlerdeki zihninizin içine giren resmi gerçekleştirmeye itileceksiniz. Bu, bilinçaltının yasasıdır.

Aynı tekniği dağlara ve yüksek yerlere karşı duyduğunuz korku için de uygulayabilirsiniz. Dağa tırmandığınızı düşünün, onun gerçek olduğunu hissedin, aşağıdaki manzaraya bakarak zevk alın ve zihninizde bunu yapmayı sürdürdükçe, fiziksel olarak da çok rahat ve kolay olacağını bilin.

Asansöre İyi Dileklerini Gönderdi

Büyük bir şirketin genel müdürünün asansöre binmekten çok korktuğunu öğrendim. Her sabah bürosuna gitmek için beş kat merdiven çıkıyordu. Daha sonra her gece ve günde birkaç kez asansöre iyi dileklerini yollamaya başladı. Asansör için şunları diledi: "Binamızda bir asansör olması harika bir fikir. Bu fikir evrensel bilinçten çıktı. Burada çalışan herkes için büyük bir nimet. Çok iyi hizmet veriyor. Özdoğanın düzeniyle çalışıyor. Ona bindiğimde huzur ve neşe hissediyorum. Şimdi susacağım ve yaşam, sevgi, kavrayış akımları düşünce modellerimin içine girecek. Hayal gücümde şu anda ben asansördeyim, dışarı çıkıp odama doğru yürüyorum. Asansörde diğer memurlar var. Onlarla konuşuyorum, bu insanlar dostça davranıyorlar ve neşe içindeler. İnanç ve güveni yaşamak harika bir duygu. Teşekkürlerimi sunuyorum."

On gün kadar bu dileklerde bulunmaya devam etti; on birinci gün şirketin diğer çalışanlarıyla birlikte asansöre bindi ve kendini tamamen rahat hissetti.

Normal ve Anormal Korkular

İnsan iki korkuyla doğmuştur; bunlardan biri düşme korkusu, diğeri de ses korkusudur. Bunlar kendinizi korumanız için doğanın size verdiği bir tür alarm sistemidir. Normal korkular iyidir. Bir arabanın geldiğini duyar duymaz bir adım yana çekilir ve yaşamınızı kurtarırsınız. O anda duyduğunuz ezilme korkunuzu yaptığınız bir hareketle yenersiniz. Diğer korkularınızın tümü ailenizin, akrabalarınızın, öğretmenlerinizin ve sizi etkileyen diğer insanların aşıladığı korkulardır.

Önceki
Önceki Konu:
Uyanış
Sonraki
Sonraki Konu:
Sevgi Pratiği

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
© 2015 Bilgiler
Coğrafya