Kuşeyrı - Bilgiler
25/04/2014 20:30
büyük velî, fıkıh, tefsir, hadis ve kelâm âlimi. Künyesi Ebü’l-Kâsım, adı Abdülkerîm bin Hevâzin bin Abdülmelik bin Talhâ bin Muhammed Nişâbûrî’dir. Kuşeyrî diye meşhur olmasının sebebi, Kuşeyrî bin Ka’b Sagsa’nın soyundan olmasıdır. Âilesi Arab asıllı olup, Horasan civârında yerleşmişti. Annesi de Sülemî âilesine mensuptur. Kuşeyrî, 986 (H. 376) senesinde Horasan’ın Üstuvâ nâhiyesinde doğdu. 1072 (H. 465) yılında Nişâbûr’da vefât etti.

Çocuk yaşta babası vefât eden Kuşeyrî, akrabâsı olan Ebü’l-Kâsım Yemânî’den Arapça ve edebiyat bilgileri öğrendi. Bu arada hubûbât ticâreti ile meşgul olan dayısından haksız vergi alındığını gördü. Bunun üzerine hesab öğrenerek mâliye memuru olup insanlara yardım etmek niyetiyle Nişâbûr’a gitti. Nişâbûr’da büyük velîlerden Ebû Ali Dekkâk ile karşılaşan Kuşeyrî, hükûmette vazife almaktan vazgeçerek, mânevî ilimlere yöneldi. Hocası Ebû Ali Dekkâk’a bütün kalbiyle bağlanarak, tasavvuf yolunda büyük merhaleler katetti. Hocasının emriyle Muhammed ibniBekr-i Tûsî’den fıkıh, Ebû Bekr ibni Fûrek’ten kelâm ve usûl-i fıkıh, Ebû İshâk İsferâînî’den kelâm ilmini öğrendi.

Kuşeyrî, İbn-i Fûrek ve Ebû İshâk İsferâînî’nin usûllerini iyice kavradıktan sonra, meşhur kelâm âlimlerinden Ebû Bekr el-Bâkıllânî’nin kitaplarını mütâlaa etti. Aynı zamanda hocası Ebû Ali Dekkâk’ın sohbetlerine katıldı. Bu arada hocası Ebû Ali Dekkâk’ın kızı, ilim, edeb sâhibi ve zamânın en çok ibâdet edenlerinden olan Fâtıma hâtunla evlendi. Fâtıma hanımdan altı erkek ve bir kız olmak üzere yedi çocuğu oldu.

Bu arada Nişâbûr’da ders vermeye başlayan Kuşeyrî hazretleri, Hatîb el-Bağdâdî, Ebü’l-Kâsım Nasrâbâdî, Ebû Ali Fârmedî gibi birçok âlim yetiştirdi. Ebû Ali Dekkâk’ın vefâtından sonra, Ebû Abdurrahmân es-Sülemî ile sohbet etti. 1056 yılında Nişâbûr’dan ayrılarak, Bağdat’a geldi. Bağdat’ta hadis ve fıkıh okuttu. Halîfeyi ziyâret etti ve onunla sarayında sohbette bulundu. Daha sonra, bozuk Mu’tezilî fırkasına mensup Selçuklu vezîri Amîdülmülk Kündürî’nin zulmü sebebiyle memleketlerinden ayrılan İmâm-ül-Harameyn Cüveynî ve Beyhekî gibi binlerce âlimle birlikte hacca gitti. Hacdan Nişâbûr’a dönen Kuşeyrî, buradan âilesi ile birlikte Tûs şehrine gitti ve Tuğrul Beyin 1063 târihinde vefâtına kadar orada kaldı. Alparslan’ın sultan, Nizâmülmülk’ün de vezir olmasından sonra Râfızîlerin çıkardığı fitne durdu. Bunun üzerine vatanlarını terk eden âlimler ve Kuşeyrî tekrar memleketlerine döndüler. Alparslan ve Nizâmülmülk, Kuşeyrî’ye çok hürmet ederlerdi. Hattâ İmâm-ül-Haremeyn ve Kuşeyrî gibi âlimler, sultan ve vezirin yanına serbestçe girerler ve onlarla sohbet ederlerdi. Kuşeyrî, Nişâbûr’da vefât edinceye kadar ders verdi. 1072 (H.465) de vefât eden Kuşeyrî, hastalığının en şiddetli ânında dahi namazlarını ayakta kılardı. Cenâzesi, hocası Ebû Ali Dekkâk’ın yanına defnedildi.

Kuşeyrî’nin hayâtı, fazîleti ve meziyetleri hakkında İslâm âlimlerinden; Ali bin Hasan, Abdülgâfir bin İsmâil, İbn-i Sübkî, Taşköprüzâde ve daha birçokları yazmış oldukları eserlerde geniş bilgi vermişlerdir.

İmâm-ı Kuşeyrî, tasavvufa dâir meşhur Risâle adlı eserinden başka, birçoğu tasavvufa, tefsir ve hadise dâir olmak üzere çeşitli eserler yazmıştır.

1) Letâif-ül-İşâret, 2) El-Mi’râc, 3) Şikâyetü Ehl-i Sünne, 4) El-Vasıyye, 5) Et-Teysir fî ilm-it-Tefsîr, 6) Tertîb-üs-Sülûk fî Tarîkıllah, 7) El-Luma’ fî Akâid-i Ehl-i Sünne, 8) Akîdet-ül-Kuşeyriyye, 9) En-Nahv-ul-Müevvel; 10) Et-Tabhîr fî ilm-it-Tezkîr, 11) Er-Risâle fit-Tevbe ve Ahkâmihâ, 12) Risâle fî Beyân-is-Sülûk, 13) Uyûn-ül-Ecvibe fî Meşhûr-il-Ebvâb, 14) Kitâbu Âdâb-is-Sûfiyye, 15) Nahv-ül-Kulûb, 16) Fasl-ül-Hitâb fî Fadl-in-Nutk-ül-Müstetâb, 17) El-Müntehâ fî Nükte-i üli’n-Nühâ, 18) El-Erbaûne Hadîsen, 19) Kitâb-ül-Cevâhir, 20) Kitâb-ül-Münâcaât, 21) Ahkâm-üs-Semâ, 22) Et-Temyîz fî İlm-it-Tezkîr, 23) El-Kasîdet-üs-Sûfiyye, 24) Et-Tevhîd-ün-Nebevî, 25) El-Makâmât-üs-Selâse, 26) İstifâdât-ül-Murâdât bunlardan bâzılarıdır.

İmâm-ı Kuşeyrî, aynı zamanda iyi bir şâir, mükemmel bir muharrir, muktedir bir hattât idi. Şiirlerine şu kıt’a bir misâldir:

Büyüklerin hizmetini terk etme.
Küçükle düşüp kalkan küçükdür.
Sana bereketli olanı ara.
Solu sana feyz, sağı nûr olur.

Sonraki
Sonraki Konu:
Leke

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Güvenlik Kodu